High Class Dergi

“Annelik hayata karşı daha hoşgörülü olmayı öğretti bana”

Cemiyet hayatının tanınmış isimlerinden İpek Toplusoy, “genç” annelerden. İki yıl arayla kızları Selin ve Zeynep’i dünyaya getiren İpek Toplusoy’la anneliğin hayatına kattıklarını konuştuk.

Röportaj: Akın GÜLER

22 yaşında evlendiniz 23 yaşında ilk kızınızı 25 yaşında da ikinci kızınızı dünyaya getirdiniz. Genç yaşta anne olmak size neler kattı?

Deneyimli olmamakla birlikte ailem sağ olsun çok yardımcı oldu. Onlarla birlikte sorumluluklarımın daha da fazlalaştığını hissettim. Annelik, hayata karşı daha hoşgörülü ve sevecen olmayı öğretti bana. Ki elimden geldiğince, her zaman öyle olmaya gayret ediyorum. Anne olduğunuz zaman hayata karşı daha farklı bakıyorsunuz.

Annenize verdiğiniz ilk anneler günü hediyesini hatırlıyor musunuz?

Her çocuk gibi ben de bir çiçek aldım. Bir de resim çizmiştim. Öğrendiğim ilk harflerle de bir not yazmıştım. Annem hala saklar.

Annenizden öğrendiğiniz ve çocuklarınıza mutlaka öğreteceğiniz/öğrettiğiniz neler var?

Çağımız hızla ilerlese de asla vazgeçilmez en önemli kavramın aile olduğunu öğrendim. Ve elimden geldiğince etrafıma yardım edip hoşgörülü olmayı öğrendim. Ben de çocuklarıma bunları öğretiyorum.

Sizin kızlarınızdan aldığınız ilk anneler günü hediyesi ne oldu?

Çiçekti ve çok anlamlıydı. Yanında da bana babasıyla yazdıkları bir not vardı.

Nasıl bir anne-çocuk ilişkiniz var? Biraz kızlarınızı anlatır mısınız?

Bol paylaşım dolu geçiyor. Birlikte vakit geçirirken, iletişim halindeyken kısacası onlarlayken zaman duruyor. İkisi de yaşlarından çok olgun, yapıcı, becerikli ve kabiliyetli çocuklar. Ki bunun için kendimi çok şanslı hissediyorum.

İki kızınızda da ilk haberi aldığınızda, hamilelik ve doğum sürecinde ve sonrasında yaşadığınız duygularda farklılıklar oldu mu?

Hayır, hatta çok sevindim çünkü benimde bir kız kardeşim olduğu için kız kardeş ne demek çok iyi bilirim. O yüzden çok mutlu oldum iki kızım olduğu için.

Kızlarınıza karşı nasıl bir anne olmaya çalışıyorsunuz?

Her konuda her anne gibi ben de mükemmeliyetçi olmaya çalışıyorum ama bunu yine de onlara sormak lazım (gülüyor).

İçinde bulunduğumuz yüzyılda çocuk yetiştirmek her geçen gün daha da zorlaşıyor sanki. Siz nasıl evlatlar yetiştiriyorsunuz. Hayatın zorluklarını karşı onları nasıl hazırlıyorsunuz?

Daha önce de belirttiğim gibi sevginin, arkadaşlığın ve yaşamın çok hızlı değiştiği bir yüzyılda yaşıyor olsak da değişmeyen şey sevgi ve dürüstlük. Ben buna inanıyorum.

Kızlarınızla birlikte en çok neler yapmaktan keyif alıyorsunuz?

Sanatsal faaliyetler sıklıkta. Çünkü iki kızımız da o alana ilgili ve yetenekli. Bir de piyano çalıyoruz birlikte.

Evlilik, doğum ve çocukların büyüme aşaması derken yaklaşık 7 yıl kadar iş hayatına ara vermiştiniz. Ve yeniden Vadi İstanbul’daki Roman mağazasıyla iş hayatına geri döndünüz. Nasıl bir his uzun bir ara verdikten sonra iş hayatına geri dönmek?

İnsana iyi geliyor ve kendinizi bulmanızı sağlıyor. Kendinize ayırdığınızın bir zaman dilimi olunca etrafa karşı çok daha pozitif oluyorsunuz. Bir şeyler üretmek ve başarmak ayrı bir mutluluk veriyor.

Bu süreçte çocuklara yeterince zaman ayıramam diye korktuğunuz oldu mu?

Zaman zaman telaşlı süreçlerim oluyor ama üstesinden geliyorum.

Çocuklar yeniden çalışmaya başlamanızı nasıl karşıladı?

Onlar da çok mutlu, hatta bana destek oldular. Şimdiden benimle hafta sonları mağazaya gelmek istiyorlar.  İşe çoğu zaman birlikte gidiyoruz ve bu da benim hoş hoşuma giden bir durum.

Zeynep ve Selin’e buradan bizim aracılığımızla vereceğiniz Anneler Günü mesajı neydi?

Kendi çocuklarım ve bütün dünya çocukları adına; üretici, sevgi dolu ve saygılı olmalarını dilerim. Dünyanın kıymetini bilerek bir yaşam sürmelerini isterim.

Koronavirüs sürecinde çoğumuz evlere kapandı. Çocuklarımızla evlerde daha fazla zaman geçiriyoruz. Siz bu süreçte neler yapıyorsunuz?

Kutu oyunları oynuyor ve mutfakta zaman geçiriyoruz. Kitap okumanın ardından resim yapıyor ve piyano çalıyoruz. Hiç zorlanmadım çünkü normal zamanımızda da bu gibi şeyler hep hayatımızda var. Bu tarz etkinliklere hep birlikte fazlaca zaman ayırıyoruz.

Karantinada rutin bir gününüzü anlatır mısınız?

Hep birlikte aile kahvaltısı ve ardından yemek yapıyorum. Sonrasında kendi alanıma çekilip kitap okuyup, bakım yapıyor ve film izliyorum. Kızların online dersleri oluyor.  Yaratıcı çalışmalarda onlara eşlik ediyorum. Çocuklarla oyunlar oynuyor ve çok eğleniyoruz. Genelde günlerim yoğun tempoda geçiyor.

Yorum bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Bu web sitesi deneyiminizi geliştirmek için çerezler kullanmaktadır. Bu konuda iyi olduğunuzu varsayacağız, ancak isterseniz devre dışı bırakabilirsiniz. Kabul et Daha fazla oku